Kızılcabölük Vakfı

Kızılcabölük Vakfı Web Sitesine Hoşgeldiniz.

Ana Sayfa Haberler Kızılcabölük Genel
Kızılcabölük Genel
Önemli Numaralar PDF Yazdır e-Posta
Salı, 04 Ağustos 2009 12:13

Denizli İli Önemli Telefonlar
0 (258)

  Telefonlar Faks
Valilik 265 61 25-35 265 61 84
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 264 39 71 264 76 21
Pamukkale Turist Danışma Bürosu 272 20 77 272 28 82
Pamukkale Arkeoloji Müzesi 272 20 34  
Denizli Atatürk ve Etnografya Müzesi 262 00 66  
Belediye Başkanlığı 265 21 37-39 242 10 79
Emniyet Müdürlüğü 265 14 25-26 265 14 17
Sağlık Müdürlüğü
Aile Hekimliği Uygulaması
241 11 27 241 11 25
P.Kale Üniv. Hastanesi 241 00 34-36 241 00 40
Devlet Hastanesi 263 93 11 263 52 90
SSK Hastanesi 264 00 51  
Özel Sağlık Hastanesi 264 00 51  
Posta İşl. Baş Müdürlüğü 263 12 12  
Türk Telekom 241 41 00 241 41 46
DDY Gar 268 28 31  
THY 264 86 71 264 86 51
THY(Çardak) 851 10 85  
Devlet Hava Meyd. İşlt. 851 14 50-60 851 14 51
Cumhuriyet Başsavcısı 377 54 93, 377 55 93, 377 54 05  
Cumhuriyet Savcısı (Müracaat) 265 62 04  
Adlî Yargı Adalet Komisyonu Başkanı 264 94 35  
İcra Tetkik Mercii Hâkimi 265 22 25  
1. İcra Dairesi Müdürü 261 50 51  
2. İcra Dairesi Müdürü 264 02 68  
3. İcra Dairesi Müdürü 265 92 18  
4. İcra Dairesi Müdürü 265 31 00  
Cezaevi Santral 265 14 10  
Adliye Santral 265 22 02 265 22 18
İcra Ceza Mahkemesi Kalemi 265 62 17  
BÜTÜN TÜRKİYE GENELİNDE GEÇERLİ ÖNEMLİ TELEFONLAR
YANGIN IHBAR 110
SIHHI IMDAT 112
ALO DOKTORUM YANIMDA 113
BILINMEYEN NUMARALAR DANISMA (TENZILSIZ).. 11811
POSTA KODU DANISMA 119
ARIZA IHBAR 121
KABLO TV ARIZA 126
ÇAGRI (TENZILSIZ) 133
FONO TEL 141
ALO ZABITA 153
POLIS IMDAT 155
JANDARMA IMDAT 156
ALO SAHIL GÜVENLIK 158
TELEKOM BORÇ SORMA 163
KODLU ARAMA 168
ALO POST 169
ALO TURIZM BILGI 170
UYUSTURUCU BILGI 171
ALO TAEK (Türkiye Atom Enerji Kurumu) 172
ALO IZCI KAN BILGI MERKEZI 173
ALO EMNIYET DANISMA 174
ALO TÜKETICI 175
ALO GÜRÜLTÜ 176
ORMAN YANGINI IHBAR 177
ALO VALILIK 179
IS VE ISÇI BULMA 180
ÇEVRE BILGI 181
RUHSAL BUNALIM DANISMA 182
KADIN VE SOSYAL HIZMETLER 183
SAGLIK DANISMA 184
SU ARIZA 185
ELEKTRIK ARIZA 186
GAZ ARIZA 187
CENAZE HIZMETLERI 188
VERGI DANISMA

Denizli – Önemli Telefon Numaraları

-BELEDİYELER-

» Denizli Belediye Başkanlığı :0258 265 21 37
» Acıpayam Belediyesi :0258 518 10 06
» Akköy Belediyesi :0258 461 20 09
» Babadağ Belediyesi :0258 481 20 06
» Baklan Belediyesi :0258 781 20 04
» Bekilli Belediyesi :0258 791 20 13
» Beyağaç Belediyesi :0258 691 60 16
» Bozkurt Belediyesi: 0258 831 50 10
» Buldan Belediyesi :0258 431 35 83
» Çal Belediyesi :0258 751 30 05
» Çameli Belediyesi :0258 571 50 28
» Çardak Belediyesi :0258 851 12 50
» Çivril Belediyesi :0258 713 10 08
» Güney Belediyesi :0258 451 20 10
» Honaz Belediyesi :0258 811 31 07
» Kale Belediyesi :0258 671 31 21
» Sarayköy Belediyesi: 0258 415 10 16
» Serinhisar Belediyesi: 0258 591 51 80
» Tavas Belediyesi :0258 613 15 01

-HASTANELER-

» Acıpayam Devlet Hastanesi :0258 518 10 64
» Buldan Devlet Hastanesi :0258 431 30 57
» Denizli Devlet Hastanesi :0258 263 93 11
» Servergazi Devlet Hastanesi :0258 361 32 32
» Honaz Devlet Hastanesi :0258 811 12 46
» Kale Devlet Hastanesi :0258 671 30 10
» Sarayköy Devlet Hastanesi :0258 415 43 79
» Tavas Devlet Hastanesi :0258 613 42 50
» Çal Devlet Hastanesi :0258 751 22 44

-EMNİYET MÜDÜRLÜKLERİ-

» Denizli Emniyet Müdürlüğü :0258 265 14 25
» Çivril Emniyet Müdürlüğü :0258 713 18 39
» Sarayköy Emniyet Müdürlüğü :0258 415 18 41
» Tavas Emniyet Müdürlüğü :0258 613 10 65
» Güney Emniyet Müdürlüğü :0258 451 20 29
» Serinhisar Emniyet Amirliği :0258 591 33 27
» Çal Emniyet Amirliği :0258 751 30 46
» Çardak Emniyet Amirliği :0258 851 20 31
» Acıpayam Emniyet Amirliği :0258 518 10 22
» Bekilli İlçe Emniyet Amirliği :0258 791 14 88

-SAĞLIK OCAKLARI-

» 1 Nolu Sağlık Ocağı :0258 261 10 90
» 3 Nolu Sağlık Ocağı :0258 265 96 81
» 4 Nolu Sağlık Ocağı :0258 262 23 49
» 7 Nolu Sağlık Ocağı :0258 211 94 26
» 9 Nolu Sağlık Ocağı :0258 263 54 07
» 10 Nolu Sağlık Ocağı :0258 268 37 42
» 11 Nolu Şifabul Sağlık Ocağı :0258 377 63 33
» 12 Nolu Kınıklı Sağlık Ocağı :0258 212 88 49
» 14 Nolu Sağlık Ocağı :0258 212 15 57
» 17 Nolu Sağlık Ocağı :0258 371 91 01
» 18 Nolu Sağlık Ocağı :0258 242 42 84
» 18 Nolu Topraklık Sağlık Ocağı :0258 242 17 37
» 19 Nolu Sağlık Ocağı :0258 263 19 24
» 20 Nolu Sağlık Ocağı :0258 213 72 30
» 21 Nolu Sağlık Ocağı :0258 268 00 25
» 22 Nolu Sağlık Ocağı :0258 268 06 06
» Akkale Sağlık Ocağı :0258 274 66 70
» Babadağ Sağlık Ocağı: 0258 481 20 78
» Bağbaşı 1 Nolu Sağlık Ocağı :0258 266 39 08
» Bereketli Sağlık Ocağı :0258 361 21 50
» Bozkurt Sağlık Ocağı :0258 831 41 44
» Dedebağ Sağlık Ocağı :0258 538 50 10
» Derbent Sağlık Ocağı :0258 435 12 24
» Esentepe Sağlık Ocağı :0258 377 57 30
» Garipköy Sağlık Ocağı :0258 623 41 52
» Gölbaşı Sağlık Ocağı :0258 674 50 06
» Gümüşler Sağlık Ocağı :0258 371 70 90
» Güney Sağlık Ocağı :0258 451 20 13
» Güzelpınar Sağlık Ocağı :0258 277 41 91
» Işıklı Sağlık Ocağı :0258 712 11 96
» Kalınkoz Sağlık Ocağı: 0258 573 63 63
» Karahayıt Sağlık Ocağı :0258 271 42 75
» Karahöyük Sağlık Ocağı :0258 536 80 03
» Karşıyaka 5 Nolu Sağlık Ocağı :0258 268 15 53
» Kocabaş Sağlık Ocağı :0258 814 50 30
» Kocadere Sağlık Ocağı :0258 267 18 96
» Korucuk Sağlık Ocağı :0258 279 20 78
» Mehmet Terzioğlu Sağlık Ocağı :0258 431 32 59
» Acıpayam Merkez Sağlık Ocağı :0258 518 11 20
» Tavas Merkez Sağlık Ocağı :0258 613 16 10
» Irgıllı Merkez Sağlık Ocağı :0258 732 50 11
» Çivril Merkez Sağlık Ocağı Çivril: 0258 713 61 10
» Nevişet Kameroğlu Sağlık Ocağı: 0258 713 85 88
» Pınarkent Sağlık Ocağı :0258 286 55 02
» Sarayköy Merkez Sağlık Ocağı :0258 415 11 13
» Solmaz Köyü Sağlık Ocağı :0258 625 70 40
» Üçler Sağlık Ocağı :0258 361 36 52
» Uzunpınar Sağlık Ocağı: 0258 278 60 06
» Yahşiler Sağlık Ocağı: 0258 636 10 36
» Yeşildere Sağlık Ocağı: 0258 534 61 70
» İstiklal Mah. Sağlık Ocağı: 0258 211 88 73

-ASKERLİK ŞUBELERİ-

» Denizli Askerlik Şubesi :0258 212 82 95
» Acıpayam Askerlik Şubesi :0258 518 32 71
» Akköy Askerlik Şubesi :0258 212 82 95
» Babadağ Askerlik Şubesi :0258 415 12 00
» Baklan Askerlik Şubesi :0258 751 30 11
» Bekilli Askerlik Şubesi :0258 751 30 11
» Beyağaç Askerlik Şubesi :0258 613 12 14
» Bozkurt Askerlik Şubesi :0258 851 20 54
» Buldan Askerlik Şubesi :0258 415 12 00
» Çal Askerlik Şubesi :0258 751 30 11
» Çameli Askerlik Şubesi :0258 518 32 71
» Çardak Askerlik Şubesi :0258 851 20 54
» Çivril Askerlik Şubesi :0258 713 10 04
» Güney Askerlik Şubesi :0258 415 12 00
» Honaz Askerlik Şubesi :0258 212 82 95
» Kale Askerlik Şubesi :0258 613 12 14
» Sarayköy Askerlik Şubesi :0258 415 12 00
» Serinhisar Askerlik Şubesi :0258 212 82 95
» Tavas Askerlik Şubesi :0258 613 12 14

-YÜKSEK ÖĞRENİM KURUMLARI-

» Pamukkale Üniv. Eğitim Fakültesi :0258 212 55 25
» Pamukkale Üniv. Fen Edebiyat Fakültesi :0258 213 40 30
» Pamukkale Üniv. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi: 0258 213 40 30
» Pamukkale Üniv. Mühendislik Fakültesi :0258 212 55 32
» Pamukkale Üniv. Teknik Eğitim Fakültesi :0258 213 75 74
» Pamukkale Üniv. Tıp Fakültesi : 0258 213 29 40
» Pamukkale Üniv. Bekilli Meslek Yüksekokulu: 0258 791 14 90
» Pamukkale Üniv. Çivril Meslek Yüksekokulu : 0258 713 86 00
» Pamukkale Üniv. Denizli Meslek Yüksekokulu: 0258 264 77 07
» Pamukkale Üniv. Denizli Sağlık Hizmetleri MYO: 0258 241 05 76
» Pamukkale Üniv. Honaz Meslek Yüksekokulu: 0258 811 10 60
» Pamukkale Üniv. Çivrili Kadir kameroğlu Yüksekokulu: 0258 241 05 76
» Pamukkale Üniv. Denizli Sağlık Yüksekokulu :0258 241 05 76

-VALİLİK VE KAYMAKAMLIKLAR-

Denizli Valiliği :0258 265 61 00
» Acıpayam Kaymakamlığı: 0258 518 10 01
» Akköy Kaymakamlığı: 0258 461 22 14
» Babadağ Kaymakamlığı: 0258 481 21 00
» Baklan Kaymakamlığı: 0258 781 23 50
» Bekilli Kaymakamlığı: 0258 791 24 44
» Beyağaç Kaymakamlığı :0258 691 61 01
» Bozkurt Kaymakamlığı :0258 831 55 01
» Buldan Kaymakamlığı :0258 431 30 01
» Çal Kaymakamlığı :0258 751 30 01
» Çameli Kaymakamlığı: 0258 571 50 10
» Çardak Kaymakamlığı: 0258 851 20 07
» Çivril Kaymakamlığı :0258 713 10 01
» Güney Kaymakamlığı: 0258 451 20 02
» Honaz Kaymakamlığı: 0258 811 30 01
» Kale Kaymakamlığı :0258 671 30 34
» Sarayköy Kaymakamlığı: 0258 415 25 00
» Serinhisar Kaymakamlığı: 0258 591 39 50
» Tavas Kaymakamlığı: 0258 613 10 26

 
Denizli'yi Tanıyalım PDF Yazdır e-Posta
Salı, 04 Ağustos 2009 12:09

Denizli, Türkiye'nin Ege Bölgesi'nin güneybatısında bulunan, turizm, tekstil endüstrisi , Gıda ve ulaşım açısından önemli bir ildir.

Anadolu Yarımadası'nın güneybatı, Ege Bölgesi'nin güneydoğusunda yer almaktadır. Ege ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit durumundadır. Denizli İli'nin her iki bölge üzerinde de toprakları vardır. Denizli ili 28° 38' - 30° 05' doğu meridyenleri (doğu uç noktası; Çivril ilçesi Gümüşsu - Gökgöl Koyu Dinar sınırında Efekli Tepe, batı uç Aydın, Manisa; güneyde Muğla; kuzeyde Uşak illeri ile komşudur.) Yüzölçümü 11.692 km², denizden yükseltisi ise 428m'dir.

 

Nüfus [değiştir]

Ülkemizin en fazla göç alan illerindendir.İlin 2009 yılı nüfus sayımı sonucuna toplam nüfusu 907.325'dir. Denizli merkez ilçenin nüfusu ise 480.200'dir. Merkez hariç 18 ilçe, 58 Belediye, 455 köyü vardır. Fakat Denizli havzasında yer alan birçok belde Tbmm kararıyla Denizli Belediyesi'ne bağlanmış dolayısıyla Denizli'nin nüfusu 2007 sonuçlarına göre 480.000'e yükselmiştir.Bu beldeler 2009 yerel seçimlerine katılamayacaklardır. İçişleri Bakanlığı'nca sürdürülen MERNİS Projesi çalışmaları neticesinde ilde de tüm vatandaşların % 97'sine vatandaşlık numarası verilerek nüfus işlemlerinde gerekli serilik sağlanmış ve işlemler sorunsuz olarak sürdürülmektedir.

Denizli'de bulunan Karcı Dağı'ndan akan bir akarsu

Denizli (Laodikea) adı [değiştir]

Denizli şehri ilk defa, bugün şehir 6 km kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında, M.Ö. 261 - 245 yılları arasında, Suriye Kralı II. Antiokhos tarafından kurulmuştur. II. Antiokhos kente karısı Laodike'nin adını vermiştir. Laodike'nin kenti anlamına gelen "Laodikeia" adını alan kent, M. S. 7. yüzyılda büyük bir depremle yıkılınca, kent bugünkü Kaleiçi mevkiine taşınmıştır. Türkler Denizli havalisini zapt ettikten sonra, kenti "Ladik" adıyla anmışlardır. (Bkz: www.pamukkale.edu.tr/laodikeia Laodikeia Kazıları)

Denizli adına, tarihi kaynaklarda başka başka isimler olarak rastlamaktayız. Selçuklu kayıtları ve Denizli mahkemesi seciye sicilleri Ladik ismini vermektedir. İbni Batuta'nın seyahatnamesinde Tunguzlu denilmektedir. Mesalikullebsar'da da Tunguzlu olarak kaydedilmiştir.

Timurlenk'in zafernamesini yazan, Şerafettin Zemdi Tenguzlug ve Tonguzlug gibi iki isimden bahsetmektedir. Tensiz kelimesi eski Türkçe'de Deniz demektir. Tunguzlu ise bugünkü imlasıyla Denizli demektir. Netice olarak Denizli adı, Tenguzlu ve Tunguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan ağıza, Denizli kelimesi haline gelmesinden bugünkü şeklini almıştır.

Ankara
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Çanakkale
Balıkesir
Bursa
Yalova
İstanbul
Kocaeli
Sakarya
Düzce
Zonguldak
Bolu
Bilecik
Eskişehir
Kütahya
Manisa
İzmir
Aydın
Muğla
Denizli
Burdur
Uşak
Afyon
Isparta
Antalya
Konya
Mersin
Karaman
Aksaray
Kırşehir
Kırıkkale
Çankırı
Karabük
Bartın
Kastamonu
Sinop
Çorum
Yozgat
Nevşehir
Niğde
Adana
Hatay
Osmaniye
K. Maraş
Kayseri
Sivas
Tokat
Amasya
Samsun
Ordu
Giresun
Erzincan
Malatya
Gaziantep
Kilis
Şanlıurfa
Adıyaman
Gümüşhane
Trabzon
Rize
Bayburt
Erzurum
Artvin
Ardahan
Kars
Ağrı
Iğdır
Tunceli
Elazığ
Diyarbakır
Mardin
Batman
Siirt
Şırnak
Bitlis
Bingöl
Muş
Van
Hakkari

 

İlk Fetihler [değiştir]

Denizli ve havalisinde Türkler ilk defa 1070 yılında görüldüler. Afşin Bey bütün Anadolu'yu kastettikten sonra Laodikya'yı yağma ederek, Honaz'ı zaptetmiştir. 1071 yılından sonra Denizli ve çevresi Kutalmışoğlu Süleyman Şah'in mahiyetindeki beyler tarafından fethedilmiştir.

1097 yılında Bizans İmparatoru Aleksis Komnenos, Yuannis Dukas'ı Batı Anadolu'nun fethi için görevlendirdikten sonra bu yöre Bizanslılar'ın eline geçti. Bu sırada Türk kuvvetleri Orta Anadolu'da bulunuyordu. Bizanslıların elinde kısa bir süre kalan bu güzel beldemiz 1102 yılında yeniden Kılıçarslan tarafından zapt edilmiştir. Bu tarihten sonra Türk kuvvetleri Alp Arslan'ın komutasında Bizans topraklarına sürekli akınlar yapıyordu. 1119 yılında Bizanslılar, büyük bir ordu ile Denizli ve havalisine saldırdılar. Bu bölgede az sayıda Türk kuvveti bulunduran 'Alparslan' önderliğindeki Türkler, bu yöreyi terketmek zorunda kalmıştır. Ertesi yıl tekrar gelen Bizanslılar Uluborlu taraflarına kadar istila ettiler. 1147 yılında II.Haçlı Ordusu Fransız Kralı VII. Lui'nin komutasında, Ege Bölgesi'nden güneye doğru hareket ederek, Denizli civarını işgal etmiştir. Buradan Antalya istikametine hareket eden Haçlı Ordusu'nun öncü birlikleri, Acıpayam Ovası'nı geçtikten sonra, ordunun ağırlıkları ve artçı birlikleri aynı yolu takip ederek, Kazıkbeli'nden geçmek için hareket etmişlerdi. Fakat orada yapılan çetin gerilla savaşlarında Haçlı Ordusu çok büyük kayıp vermiştir.

1177 yılında Bizans İmparatoru Manuel Komnenos, Selçuklu topraklarına yeni bir sefer düzenleyerek Laodikya ve civarını yağma edip İstanbul'a dönmüştür. Ertesi yıl Türkler Laodikya'ya gelerek şehri zaptetmişlerdir. Manuel Komnenos 1176 yılında büyük bir ordu ile Laodikya ve Honaz civarını geri almışsa da Selçuklular'la yaptığı savaşta yenilmiştir. Bu savaşa Miryokefalon Savaşı adı verilmektedir ve Çivril- Gümüşsu (Homa) yakınlarında Düzbel geçidi ve çevresinde gerçekleşmiştir. II. Kılıçarslan bu savaştan sonra sınırlarını genişleterek Bizans topraklarına akınlar düzenlemiştir. Selçuklular, Atabey komutasında yapılan bu akınlardan büyük ganimetler elde ediyordu. Bizanslılar Atabey komutasındaki bu orduyu Sarayköy yakınlarında pusu kurarak mağlup ettiler. Bu savaşta Atabey şehit oldu.

Bu tarihlerden sonra Denizli ilinin doğu kısımlarına Türkler yerleşmeye başladı. Böylece Türk akıncıları, Küçük Menderes Vadisi'ne kadar ilerleme fırsatını bulmuşlardır. 1190 yılında II. Haçlı Ordusu Laodikya'ya gelmiştir. Haçlı Ordusu Komutanı Frederick Barbarossa, Bizanslılar tarafından sevinçle karşılanmıştır. Buraya yerleşmiş olan Türk boyları, çadırlarını bırakarak dağlara çekilmişler ve Haçlı ordusuna karşı ani baskınlar düzenlemişlerdir. Denizli ve havalisi, takriben 13. asrın ilk yıllarında Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 4 defa fethedilmiştir. Diğer bir rivayete göre, Laodikyalılar tarafından bir Türk kervanının soyulması üzerine, Selçuklu beylerinden Mehmet ve Servet beylerin komutasında bir Selçuklu ordusu, Laodikya ordusunu yenmiş ve haraç olarak bu bölgeyi antlaşma ile almıştır.

Diğer bir rivayet ise şudur: 12. yüzyıl sonlarında Bizanslıların Burdur'a kadar ilerlemeleri üzerine Konya Sultanı Osman ve Hüsamettin beyleri bu bölgeye göndermiştir. Osman Bey, Acıpayam Ovası'nı, Hüsamettin Bey de, Çal taraflarını zaptetmişlerdir. Denizli ve havalisinin Selçuklulara bağlı bir beylik halinde teşekkülü, Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, 1207 yılında olmuştur. 1209 yılında İznik'i başkent yapan Teodor Laskaris ile Selçuklular'ın arası açılmıştır. Gıyaseddin Keyhüsrev, Laskaris'ten, Aleksios'un tahtına iadesini isteyince, İznik Devleti ile Selçuklular, Denizli'nin batısında Alaşehir ile Antiokya arasında savaşa tutuştular. İlk seferde savaşı kazanan Türkler yağmaya dalınca hücuma gecen Rum askerleri, Gıyasettin Keyhüsrev'i şehit ettiler. Böylece savaşın sonunda galip gelen Bizanslılar, Batı Anadolu'ya bir süre hakim oldular. Selçuklular ile Bizanslılar arasında Denizli ve yöresi sınır olarak kaldı. Bugünkü Denizli şehri bu sıralarda kurulmaya başlamıştır.

İlk olarak Denizli Kalesi Abdullah oğlu Karasundur tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca bu devrede birçok cami, han ve çeşme de inşa edilmiştir. 13. yüzyıl başlarında Denizli ve havalisi yeni göçlerle ,"Uç Bölgesi" olarak önceden gelenlerle birlikte yoğun bir Türk topluluğu meydana getirdiler.

1257 yılında Denizli'ye gelen Bizans garnizonu, şehirdeki Türklerin çoğunluğu karsısında uzun sure kalamadı. Böylece 1259 yılında Denizli tekrar Türkmenlerin eline geçmiş oldu. Bu tarihlerde Denizli etrafında kümelenen Türkmenler, Hülagü Han'a müracaat ederek bu bölge için kumandan istediler. Bu konuda İlhanlı Hükümdarı Hülagü de bir ferman çıkararak Kulsak isimli bir zâtı bu bölgeye göndermiştir. Bölgenin merkezi "Asi Karaağaç" diye bilinen Acıpayam yöresidir.

Söylentiye göre, bu bölgede yaşayan Türkmenlerin manevi Türk Lideri "Yatağanbaba " olması muhtemeldir. 1261 yılında bu yöredeki Türkmenler, Selçuklular'a baş kaldırınca, Selçuklu Sultanı Ruknettin ile Moğollar anlaşarak Türkmenleri mağlup ettiler. Bu sırada birçok Türkmen Bizans sınırını geçerek yerleşmişlerdir. Konya'daki "Cimri İsyanı'nın" bastırılmasından sonra, II.Gıyaseddin Keyhüsrev kendisine yardım etmeyen, Karaağaç Bölgesi Komutanı Ali Bey'i öldürtmüştür. Bundan sonra Denizli, Germiyanoğulları'nın eline geçer. Bir süre sonra, Konya'ya karşı hareket yapılınca, Denizli havalisindeki Türkmenler, Karaman, Eşref ve Menteşe Türkmenleriyle birlikte isyan çıkardılar. Bunun üzerine, İlhanlı Sultanı Keyhakü, 31 Ağustos 1291 de Türklerin üzerine yürüdü. Böylece, İlhanlı hakimiyeti bu bölgede başlamış oldu.

Bu tarihlerde Germiyanlılar, Alsıroğlu'nun kumandasında, bugünkü Buldan olan Tripolis'i zaptettiler (1306). Böylece, Denizli'nin Türkleştirilmesi tamamlanmış oldu. 14. yüzyılın ilk yıllarında Denizli arazisinin düzlük kısımlarına İnançoğulları yerleşmişti. Kuzey doğusunda Germiyan Beyliği bulunuyordu. Sucaeddin Bey, bir ara bağımsızlık için hareket edince, öteden beri, Anadolu'da kuvvetli bir birliğin kurulmasını istemeyen İlhanlı Hükümdarı Timur Tas, 1327 yılında Denizli'ye geldi. Sucaettin Bey ona itaat etti. Denizli 1366'da bir deprem ile harap olduğu sırada şehir, Germiyan hakimiyetine geçmiştir.

1391 yılında Yıldırım Bayezit, Denizli'yi Osmanlı topraklarına katmıştır. 1402 yılında Timur, Ankara Savaşı'nı kazandıktan sonra, Denizli'ye gelmiş, burada bir süre kaldıktan sonra, İzmir yöresini fethe gitmiştir. 1403 yılının ilk aylarında tekrar Denizli'ye dönerek çadır kurmuştur. Timur, bu bölgeyi Germiyanlılar'a bırakarak ayrılmıştır. 1411 yılında bir ara bu bölge Karamanoğulları'nın eline geçmişse de, 1429 yılında tekrar Osmanlılar'a bağlanmıştır.

Türkmen beylikleri [değiştir]

14. yüzyılın ilk yarısında Türkmenler parçalanmış bir halde bulunuyorlardı. Pek çok yerde bunların izleri kalmıştır.

Germiyanoğulları Beyliği [değiştir]

Honaz'dan Buldan taraflarına kadar uzanan bir alanda kurulmuştur.

Denizli Ege bölgesinde bulunur. Pamukkale'de de pamukkale travertenleri bulunur.

Tavas Beyliği [değiştir]

Babadağ'ın güneyindeki araziyi, şimdiki Tavas ve Kale ilçelerinin sahalarını kaplamaktadır.

Tavas çevresine Türklerin yerleşmesi MS. l2. yüzyıllara rastlamaktadır. Kesin olmamakla birlikte 1071 Malazgirt savaşından sonra 1280-1290 yılları civarında Türklerin bölgeye geldikleri sanılmaktadır.

Genellikle gelenlerin Türkmenler olduğu, Selçukluların zayıflayıp yıkılması ile l300'lü yıllarda Tavas Beyliğinin kurulduğu ve o zamanki Tavas Beyliğini İlyas Beyin yönettiği ve Mevlevi tarikatına girdikleri belirtilmektedir.

Tavas Beyliği Germiyan, Aydın, Hamit ve Menteşe oğulları Beyliği arasında tampon bir bölge olarak kurulmuştur. Denizli’nin Germiyan oğullarına geçişi ile Tavas Beyliği l365 tarihinde Menteşe Beyliğine bağlanmıştır. Beylik önceleri Horasanlı köyünden sonra da Hırka köyünden yönetilmiştir.

Denizli şehri, Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra, yaşantısına sakin bir şekilde devam etmiştir. 1702 - 1703 yıllarında vuku bulunan depremlerde, 12.000 kişi ölmüş, o zamanki Kale civarında bulunan şehir oturulamayacak hale gelmiştir. Bundan sonra şehir daha yukarıya, şimdiki merkezine doğru çekilmiştir.

Ladik Beyliği (İnanoğulları) 1261-1368 [değiştir]

Laodikya şehrinin sürekli harpler depremlerle yıkılması üzerine halk Laodikya'nın bağ ve bahçelerinin bulunduğu, bugünkü Denizli'ye gelip yerleşmişlerdir. Türkler Laodikya adını kısaltarak Ladik olarak kullanmıştır. Denizli'nin ilk yöneticilerinden biri Seyfettin Karasungur'dur. 30 yıllık valilik ve komutanlığı sırasında, Denizli Kalesi'ni, Akhan Kervansaray'ını, birçok çeşme, camii, han ve hamamlar yaptırmıştır. Karasungur'un, San Kuvvetlerine esir düşmesi üzerine, yerine Ladik ve Honaz emimi olarak Sahip Ataoğulları'ndan Tabettin Hasan Nasreddin Ali gönderilmiş. Bunların da Cimri İsyanı'nda öldürülmeleri üzerine, Ladik emirliğine Ali Bey gönderilmiştir. Böylece Sahip Ataoğulları'nın 1277 tarihine kadar Ladik ve Honaz emirliğinde kaldıkları anlaşılmaktadır. Bölge, Sahip Ataoğulları’ndan Ladik Germiyanogulları'na geçmiştir. Fakat halkın Germiyanogulları'ndan Ali Bey'i, Giyaseddin II.Keyhusrev'e şikayeti üzerine Ladik tekrar sahip Ataogulları'na geçmiştir.

Sahip Ata'nın vezirlikten azledilmesi üzerine (1288) Germiyanogulları Ladik'i tekrar ele geçirmiştir. Ali Sirkin kızının oğlu Bedrettin Murad'ı Ladik emirliğine tayin etmiştir. Mollaya sinirlenen Selçuklu Sultani Ladik'e kuvvetli bir ordu göndermiş ve burası tekrar geri alınmıştır. BU tarihten sonra Sucaettin İnanç Ladik'te 50 yıla yakın beylik yapmış ve adaletli ve iyi idaresi sayesinde halk tarafından sevilmiştir.

Ölümünden sonra yerine gecen oğlu Murat Aslan Bey de memleketi iyi idare etmiş, zamanında Türkçe fatiha tefsiri yazılmış, 3 çeşit para basılmıştır. Bu paraların biri üzerinde Murat Bey'in adi geçmektedir. Ibni Batıda Murat bey;i Denizli'ye gelişinde bugünkü Devlet Hastanesi'nin bulunduğu tepedeki sarayında ziyaret etmiştir. Seyahatnamesinde bundan bahsetmektedir. Murat Bey'in iktidara geçiş ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor. Hatta Murat Bey'in mezarına bile rastlanmamıştır. Fakat Hastane yakınındaki Murat dede mezarı, halk tarafından Murat Bey'e addedilmekte ve ziyaret edilmektedir. Buğun Denizli'de Murat Dede adıyla bir mahalle bulunduğundan, bazı kaynaklara göre bu mezar Ladik Beyliği ile ilgi derecesi tespit edilemeyen ve Hisar Savası'nda ölen Murat Bey'e aittir.

Murat Aslan Bey'den sonra oğlu Issak Bey yerine geçmiş kendi adına para bastırmış fakat 1402'de Timur Anadolu'yu istila edince Denizli'nin idaresi Germiyanoglu Y akıp Bey'e geri verilmiştir. Ankara Savası'ndan sonra bütün Anadolu'yu ele geçiren Timur, bir müddet sonra Kütahya ve Altıntaş'tan geçip, Ladik'e gelmiş mevsimin sonbahar olması sebebiyle karargahını Denizli'de kurarak askerlerini kışlaklara göndermiştir.

O vakitler Tonguzlu denen Denizli'de askerlerin hastalanması sebebiyle, Timur karargahını havası ve suyu daha iyi olan Karcı ve Hisar Koyu sırtlarına çekmiş, Menteşeoglu Mehmet Bey ile İsfendiyer Bey Timur'u burada ziyaret ederek ona 1000 at hediye etmişlerdir. Timur bir sure Denizli'de kaldıktan sonra, Serinhisar yoluyla Denizli'den ayrılmıştır. Timur'un Denizli'deki kalış günlerinde Germiyanoglu Yakup Bey kendisini ziyaret etmiş, Kütahya ve Denizli'nin idaresini üzerine almak için onu ikna etmiştir.

Ladik'in Osmanlılar'a geçişi [değiştir]

Ladik Germiyanoglu Süleyman Şah idaresinde iken, Osmanlı Devleti günden güne kuvvetlenip sınırlarını genişletiyorlardı. Süleyman Sah ergen Osmanlılar tarafından gelecek tehlikeyi sezerek, kendini emniyete almak için kızı Devlet hatunu, I. Murat'ın oğlu Şehzade Beyazıt'a vererek akrabalık kurmuştu (1381).

Kızına çeyiz olarak verdiği yerler arasında Ladik de vardı. Beyazıt Han Denizli'de hamam ve bahçe satın almıştır. Ladik Ankara Savası'na kadar (1402) Osmanlılar'da kalmış, savaştan sonra Germiyanogullarının yeniden hakimiyetine giren Ladik, nihayet yerine geçecek kimsesi bulunmayan Germiyan Hükümdarı Yakup tarafından, II. Murat'a bir vasiyetname ve bütün Germeyen ülkesiyle birlikte verilmiştir (1428). Böylece Ladik kesin olarak Osm ali Devleti'ne bağlanmıştır.

Ünlü gezgin Evliya Celebi Denizli'ye uğramış ve 300 yıl öncesinin Denizli'sini söyle dile getirmiştir. "Şehrin çevresinde pek çok akarsular ve goller bulunduğu için bu isim verilmiştir. Yoksa denizden 4 merhale uzaktadır. Kalesi düz yerde dörtgen seklindedir. Hendeği yoktur. Çevresi 470 adimdir, 4 kapısı vardır.Kuzeyinde boyacılar, doğusunda semerciler, güneyinde Yeni Camii, batısında bağlar kapısı bulunur. Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkânları bekler. Asil şehir kalenin dışında 44 mahalle ve 3600 evlidir. Büyüklü küçüklü 57 camii ve mahalle mescidi, 7 çocuk mektebi, 6 hamamı, 17 tekkesi vardır.

Herkes bağlarda oturduğundan ehil ve ayalleri birbirinden kaçmaz. Birbirleriyle akraba gibi olmuştur. Halkı beyaz ve mavi feraceler giyer. Pamuğu, pamuk ipliği, beyaz ince sade bezli olup, Anadolu'ya sevk edilir. Halkın kazancı "Beyaz Denizli Bezi" dir.

 
Kızılcabölük'e Nasıl Gidilir? PDF Yazdır e-Posta
Salı, 04 Ağustos 2009 12:05

haritak

Resmin büyük halini görmek için tıklayınız

 
Kızılcabölük'ü Tanıyalım PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 03 Ağustos 2009 15:37

KIZILCABÖLÜK
KIZILCABÖRKLÜ-KIZILBÖRGÜ


NÜFUS : 4302 ( En Son Sayımlara Göre)


COĞRAFİ KONUMU:
Kızılcabölük kasabası Ege Bölgesinde yer almaktadır. Ege Bölgesinin güney doğusunda (iç Ege de), yurdumuzun güney batısındadır. Denizli’nin güneyinde, Tavas’ında batısındadır.
Kızılcabölük Karcı dağının güneye bakan yüzünde, Karcı dağı, Baba dağı ile Honaz dağı arasındadır. Baba dağı ile Honaz dağı arası diz bir çizgi gibidir. Kasabamızdan bakılınca çok düz görünür. Bu dağın da yüksek yeri Çakıroluk tepesidir.
Kasabamızın kuzeyi dağlık ve tepeliktir, güneyi ise düz ovadır. Ovalar Tavas ovasının büyük bir bölümünü kapsar. Dağlık yerler halk arasında isimlendiren birçok tepe, dere ve pınar yeri yer almaktadır. Yüzey şekli Çakıroluk tepesinden güzel bir eğimle Tavas ovasına doğru iner. Karcı dağının kuzey kısmında bir olukla Denizli ye açılır. Burada eski yol dediğimiz eski Tavas yolu vardır. Kasabanın güneyinde yer alan ovalık yerde ise gene halk tarafından adlandıran birçok mevkiler vardır. Ovanın güneyi verimlidir. Burada badem ve armut ağaçları vardır. Dağlık bölgelerde düzenli çam ormanları ile kaplıdır. Çakıroluk 2309 m. Tavas ovası ile kasabamız 950 m yüksekliğindedir.
Kasabamızın kuzeyinde ki dağlardan akan ve Tavas ovasının ortasından geçen dere ve çaylar ovanın ortasından çıkan Kırkpınar çayı ile zenginleşerek Nazilli yakınlarında Akçay’a karışır, burada Kemer barajında toplanır, daha sonra Büyük Menderes nehrinde karışarak Ege Denizine dökülür.
İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:
Kasabamızın İç Ege’de Denizli ilinin yüksek ve dağlık bölümünde yer aldığından, İç Anadolu ilkim özelliği olan karasal iklimin etkisinde kalmaktadır. Bunun için kışlar oldukça sert, soğuk ve karlı, yaz mevsimi serin geçer. Yağmur ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde yağar. Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ısı (-) derecelerde olur.
Dağlar genellikle çam ormanlarıyla kaplıdır. Düzenli orman olmayan yerlerde ise meşe, çam, yaban armudu, baden gibi ağaçlar vardır. Ovalık bölümde bağlar, elma bahçeleri ile tahıl tarımı yapılan tarlalar vardır. Tarlalarda buğday, arpa, nohut, mercimek ile tütün ekimi yapılır.
Sürekli akan suyu yoktur. Kışın çok yağış olunca dereciklerden akan sular ovada Kırkpınar çayına karışır. Yeni dere, Akça, Kemer barajından sonra Büyük Menderes yoluyla Ege Denizine dökülür.
KIZILCABÖLÜK KASABASININ TARİHİ:
Atalarımız orta asya’dan göç etmişlerdir. Yolda gelirken uç beyninin üç oğlundan biri Kızılhisar (Serinhisar) ilçesinin kurucusu yolda o yöne gitmiş ve o kenti kurmuştur. 2 inci oğlu Tavas- Kızılca kasabasının temellerini atmışlardır.
Kasabamız önceleri dağınık bir yerleşime sahipmiş. Bunun nedeni çoban oluşları, hayvanlarını daha iyi beslemelerinden kaynaklanmış. Yaşlılar tarafından 7-8 bölük olduğu söylenmektedir. Zamanla bu yerleşim merkezlerine hırsızlar dadanmıştır. Halka dirlik vermedikleri gibi halkın can ve mal güvenliğini de bozmuşlar. Bu durum zamanın Muğla Valisi Cevher Paşa ya iletilmiş. Cevher Paşa burada incelemelerde bulunarak halkın toplanmasını istemiş. Bu nedenle Kacak camini yaptırmış. Halkın Cuma namazlarını burada kılmasını istemiş ve burada toplanılmasını emretmiş. Zamanla dağınık halde bulunan halk, şimdiki Kavak Mahallesinin simgesi olan kavak ağacının yanında toplanmaya başlamışlar. Zamanla halk kalabalık olunca Yukarı ve Demirci mahalleleri oluşmuştur.
Kasabamızın hakkında en eski yazılı bilgi Cevher Paşa Coğrafyası denilen bir kitap varmış. Bu kitap İstanbul Edebiyat Fakültesindeymiş. Ben bu yapıtı elde edemedim. Cevher Paşa’nın mezarı Rodos Adasındaymış.
KASABAMIZIN ADI:
KIZILCABÖLÜK-KIZILBÖRGÜ-KIZILCABÖRKLÜ

Yaşlılardan ve yazılı kaynaklardan edinilen bilgilere göre kasabamızın adı hakkında çeşitli bilgiler ve söylentiler değerlendirilince hepsi aynı noktada birleşiyor.
- Kasabamız kurulurken dağınık olarak kurulmuş. Bunlara bölük denilmiş. Bu bölükler kırmızı topraklı yerlerde yerleşmişler. O nedenle kırmızı topraklıların yerleştiği yer anlamına gelen Kızılcabölük adı verilmiş.
- Ninelerimizin başlarına Bürgü denilen kırmızı bir örtü ile örterlermiş. Dedelerimiz ve diğer erkeklerde başlarına kırmızı fes giyerlermiş. Kırmızı börgülülerin, başlıklıların yaşadığı yer anlamına gelen Kızılbörgü, Kızılbörklü adları ile anılmış. Bu adlar zamanla Kızılcabölük şeklini almıştır.

KIZILCABÖLÜK HAKKINDAKİ YAZILI KAYNAKLAR:

Kızılcabölük eski Denizli-Muğla karayolu üzerine kurulmuş, Tavas’ın dört yerleşim biriminden biridir. Denizli’den Muğla’ya, Muğla’dan Denizli’ye gelip giden yolcular Kızılcabölük’ten geçerler, burada dinlenirler veya birkaç gün kalırlarmış. Buraya ilk önce Muğla Valisi Cevher paşa gelmiş. Cevher Paşa buranın toplanmasını sağlamış. Bir cami yaptırmış. Kızılcabölük ile ilgili bilgileri kendi yazdığı kitapta topalmış ( Bu kitap İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi kütüphanesindeymiş) Rodos adasına vali olan Cevher Paşa burada ölmüş ve mezarı buradadır.
Evliya ÇELEBİ: (1611-1682) Denizli’den Muğla’ya geçerken Kızılcabölük te dört gün kalan Evliya Çelebi izlenimlerini Seyahatnamesinin 3’üncü cilt 133üncü sayfasında şöyle anlatılmıştır:
Kızılcabörklü köyüne geldik. 150 akçe kazandım. Aydın mülkündedir. Fakat Menteşe toprağındadır. Cami ve hamamı olan Müslüman Şehridir. Serdar Şişli hacıdır. Buradan beş saat gittik.
Katip ÇELEBİ: Katip Çelebide eserinde Kızılcabölük’ün dağınık bir yerleşim olduğunu, bağlık, bahçelik, bol akarsuların olduğunu, bugünkü kavak caminin etrafında, bir cami, bir çeşme, bir hamam, bir fırın ve yedi evin bulunduğunu yazmaktadır.

KIZILCABÖLÜK’ÜN İDARİ YAPISI:
Kızılcabölük 1883 yılına kadar Muğla Menteşe Oğulları Beyliğinde kalmış. 1883 yılında yapılan bir yönetim değişikliği ile Tavas ile birlikte Denizli Sancağına bağlanmış. Denizli sancağı da İzmir iline bağlanmıştır. Bu yapı Cumhuriyet kuruluncaya kadar sürmüştür. Cumhuriyet kurulunca Denizli il olmuş. Böylece Kızılcabölük doğrudan Denizli iline bağlanmıştır. 1912 yılında belediyelik olmuş. İlk Belediye Başkanı Çilen oğlu Ahmet efendidir. Belediye başkanlığı yapan bu kişi 16 yıl İstanbul da okumuş çok bilgili ve kültürlü imiş. Uzun zaman Romanya ve Balkanlarda vaaz vermiştir. 15 senen kadar başkanlık yapan Ahmet Efendi eskiden mezarlık olan bugünkü Cumhuriyet İlkokulu ve parkın bulunduğu yerden mezarlığın kaldırılması söz konusu olmuş. Bu fikre karşı çıkan başkan:
-“Bu kadar ağır yükü kaldıramam” diyerek başkanlıktan ayrılmış. Yerine 2inci Molla Hasan Kocayiğit getirilmiştir. Daha sonra Müftü Mehmet Efendi, Karaomca İsmail Hoca başkan olmuşlardır. Mezarlık konusunu Başkan Mustafa Yağcıoğlu kaldırarak yerine okul yaptırmıştır.
Kızılcabölük belediye olunca üç mahalleye ayrılmıştır.
Kavak Mahallesi:Kasabamız önce burada kurulmuştur. Kasabanın batısındadır. Kavak deresinin kenarında ulu bir kavak ağacının çevresinde kurulduğundan bu adı almıştır. Bu kavaklardan biri de çarşı meydanında yer almış, adeta Kızılcabölük’ün simgesi olmuştur. İlk yerleşim Kavaklı deresi boyunca olmuş, sonra öteki mahalleler oluşturmuştur. Kavak mahallesi yapı ve nüfus bakımından büyüktür.
Yukarı Mahallesi: Kasabamızın kuzeyinde kurulmuştur. Onun için bu ismi almıştır. Mahallenin ortasında bir meydan, meydanda büyük bir kavak ağacı ile bir çeşme vardır. Daha kuzeye genişlemektedir.
Demirci Mahallesi: Kızılcabölük’ün doğusunda yer alır. Kasabanın girişi buradadır. Diğer mahallelere göre daha çok gelişmektedir. Eskiden mahalle meydanında bir demirci varmış. Mahallenin sakinleri demirci dükkanının önünde otururmuş. Mahalle bu adı demirci dükkanından almıştır.
Türkiye’de 1932 yılında bir uygulama ile yerinde yönetime gidilmiş. Sosyal, kültürel ve ekonomik yönden gelişmiş olan Kızılcabölük teşkilatı nahiye olmuş. Denizli’nin en eski teşkilatlı nahiyesi olan kasabamız daha sonra 1972 yılında yapılan bir değişiklikle yurdumuzdaki nahiye son verilmiş. Böylece tekrar belediye yapısına dönülmüş.

KIZILCABÖLÜK TARİHİNDEKİ ÖNEMLİ KİŞİLER VE OLAYLAR:
Cennetzade Kel Tahir Efendi, uzun zaman Tavas Müftülüğü yapmış, Bilgili ve kültürlü bir kişidir. 1’inci dünya savaşı sonunda yurdumuzun kurtulması için yapılan çalışmalara etkin olarak katılmış ve adı Türk tarihine geçmiştir. Tavas Müdafa-i Hukuk Derneğini kurmuş. Denizli Müdafa-i Hukuk derneğinin kurulmasında bulunmuş ve yönetim kurulunda yer almıştır. 22 Mart 1919 yılında İzmir de yapılan Müdafa-i Hukuk ve Reddi İlhak kongrelerine katılmıştır.
Tavas Müftüsü Cennetzade Kel Tahir Efendiyi sebebi bilinmeyen bir nedenle Çakrıcalı Mehmet efe Aydın’a çağırmış, o zaman Mehmet Efe bir çete kuvveti kurarak Yunanlıların ilerlemesini durdurma çalışmalarına katılmış ve başarılı olmuştur. Bu çalışmalar arasında bazı yerlere baskılar düzenlemiş ve bazı kişileri öldürmüş ve haksızlıklar yapmıştır.
Efe sohbet sırasında:
-“Hocam ben çok hata ve haksızlık yaptım, çok can aldım. Öbür dünyada yerim nedir?”
Bu soruya hoca çok ilginç bir yanıt verir:
-“Bir dereye pislik ve çöplerle doldururlar öyle bir sel gelir ki bu artık ve pisliklerin hepsini götürür. Etrafı temizler ve güzel bir görüntü oluşur. Efe sende yurdumuzu kurtarırken bazı hatalar yapmışsın ama yurt için çalışman Allah katında çok büyük sevap verilir. Bu sevap senin günahlarını götürür ve yerin Cennet olur.”
Bu yanıttan çok hoşlanan efe hocanın sırtını sıvazlamak ister. Hoca efendi kendini hançerleyeceğini zanneder. Çok korkar. Bu olaydan kısa bir süre sonra ölür. Mezar taşında şu yazı vardır.
-“Ey zairi sahibi nefs. Hubbu dünyada meyli kes. Her ten biter bir dert ile. Değmez bu dünyaya ahes. Di’li hasta oldum bir zaman tedriç ile yetti tüvan. İçti nihayet müzi can. Çünkü harap oldu kafes. Söndü çerağ akıbet. Zulmete kaldı ses cihet. Açtı sühbü ahret envarı haktan. Müktebas Müfti-i Tavas Tahir deyu yadet beni. Oku Fatiha rahmetlere gayet beni. İnsanlığı veren seni. Gafferebesbaki heves.”

KIZILCABÖLÜK’E PAZARIN GETİRİLİŞİ:
Eskiden Pazar Vakıf köyü yakınlarında çamların olduğu yerde kurulmuş. Halk buraya zahmetle pazara gidermiş. Yazın sıcağı, kışın soğuğu…
I’inci veya II’inci Murat zamanında kesin tarihli belli değil. İstanbul da sarayda görev yapan bir paşa görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle idama mahkum olur. Paşa zindana kapatılır. Bir yolunu bularak zindandan kaçar. Muğla yönünden Kızılcabölük’e gelirken yolda Demirci mahallesinden “Köse Mehmet Ağa” adlı bir çiftçi ile karşılaşır. Mehmet Ağa bu kimliği belirsiz kişiyi evine götürür. Paşa aylarca Mehmet Ağaya yardım eder. Her akşam eve gelen paşa ağaya “Ne var ne yok” diye günlük haberleri sorarmış.
Paşanın gelişinden altı yedi ay sonra paşa her gün sorduğu soruyu sorar. Mehmet Ağa:
-“Bugün tellal bağırdı. Bundan altı yedi ay kadar önce saraydan bir paşa kaçmış. Padişahta bu paşayı affetmiş. Neredeyse hemen Aydın Sancağına gitmesi gerekiyormuş” demiş. O gece paşa kimseye haber vermeden evden ayrılarak Aydın’a gider. Paşa Aydın’a Vali tayin edilir. Bir süre sonra paşa birkaç asker göndererek Mehmet ağayı çağırtır. Çaresiz Mehmet Ağa Aydın’a gelir. Paşayı tanıyamayan ağa bir hafta kadar Aydın da kalır. Daha sonra paşa kendini tanıtır. Ağa dan bir isteği olup olmadığını sorar.Mehmet ağa pazarın Kızılcabölük te kurulmasını siter. Ağa dönmeden bir fermanla Pazar Kızılcabölük te kurulmaya başlar.
Yukarıda adı geçen değerli kişilerden başka kasabımıza ve yurdumuza hizmet etmiş kişilerde vardır. Bunlardan bazıları:
Değerli bilim ve din adamı Çilen oğlu Ahmet Efendi
Değerli din adamları Müftü Kadir Efendi (Uslu)
Tavas Müftüsü Mehmet Köseoğlu
Günümüzün bilim tekniği ile yetişmiş birçok değerli bilim ve sanat adamı vardır. Bu kişilerin kasabımıza ve yurdumuza hizmetleri büyüktür.

KIZILCABÖLÜKTE YAŞAYIŞ:
Kızılcabölük halkı bilime, kültüre ve yeniliklere açıktır. Bir kısım halk okumak, görevini yerine getirmek ve iş dünyasına girmek için Kızılcabölük’ten ayrılmışlardır. Bu nedenle kasabanın nüfusu 1945 ten beri sayı bakımından pek değişmemiştir. Kadın ve erkek nüfus eşittir. Kızılcabölük nüfusunun uzun seneler değişmemesinin sebebi şöyle açıklanabilir:
- Kızılcabölükteki genç nüfus çocuk yapmaktan kaçınıyorlar. İki veya üç çocuktan fazla yapmıyorlar. Şu andan dört çocuklu aile azdır. Buna karşın çevre köylerden gelenler vardır.
- Kızılcabölük insanları çalışkan, bilim ve kültüre değer veren insanlardır. Büyük iş sahiplerin için burası küçük ve yetersiz kalıyor. Bu insanlar büyük işyerlerine göç ediyorlar. İşlerini büyütüyorlar. Parasal bakımdan varlıklı olanlarda ticaret işini daha Büyütmek için iş ve sanayi merkezlerine göç ediyorlar. Kasaba dışında denizli, İzmir, İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde yaşamaya başlamışlar. Kasabada yaşayan halktan çoktur. Göçü durdurmak için zaman zaman bazı önlemler alınmıştır. Günümüzde göç durmuş, göç almaya başlamıştır.

KIZILCABÖLÜK’ÜN GEÇİM KAYNAKLARI:
Kızılcabölük halkı ata mesleği olan dokumacılıkla geçinir. Buraya yerleşen atalarımız tezgâhlarında kök boyadıkları iplikleri dokurlarmış. Dokudukları bu bezleri Donluk denirmiş. Bu uğraş gelişerek ve değişerek günümüze kadar sürmüştür. El tezgahıyla 1950 yılına kadar dokumacılık yapılırken, bu tarihten sonra büyük bir atılım yaparak günümüzde kullanılan motorlu tezgahla işini sürdürmeye başladı. Halk bu yeniliği çeşitli nedenlerden ötürü süremediği için şimdi ekonomik bakımdan zor durumdadır. Buna rağmen yurdumuzda kendi çapındaki yerlerden ekonomik bakımdan çok iyidir. Çünkü temeli sanayiye dayanmaktadır.
Kızılcabölük’te 2500 den çok motorlu tezgah, 500 den fazla otomatik tezgah, 20 den fazla çözgü, 5 büyük boyahane, silindir vardır. Halen 500 civarında eski usul el tezgahları da mevcuttur.
Halk tezgahlarında çarşaf, mendil, pike, gömleklik, ek ürünler, oda takımları gibi pamuk ipliğini kullanarak dokuma yapmaktadır. Bunları kendi işleyip, pazarlayan olduğu gibi fason olarak başkasının hesabına da dokuyan olur. Demirci, tornacı, marangozluk yaparak geçimini sağlayanlarda vardır. Dokumacılığa bağlı olarak yan sanayi gelişmiştir. Dokumacıları korumak ve sorunları gidermek için 1970 yılında Dokumacılar Derneği kurulmuştur. Üye sayısı 1100’dür. Bu üyelerin %80 i ustalık belgesine sahiptir. Hepsi Bağ-Kur’a üyedir. Genelde tezgahlar burada yapılır.
Halkın bir kısmı da geçimini çiftçilik yaparak sağlar. Çiftçiler modern tarım aletleriyle buğday, arpa, yulaf, mercimek ve nohut yetiştirilir. Son yıllarda bazı aileler tütüncülük yapmaya başladı. Bağcılık ve elmacılık da gelişmiştir. Üretilen üzüm ve elmalar burada ve çevre pazarlarda pazarlanmaktadır.

 
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 2 > 2

www.kizilcabolukvakfi.com